Son Yazılar
Yükleniyor...
Son Yazılar Güncel Blog Güncel Paylaşım..

Zaman Yönetimi İpuçları

14 Ağustos 2012 Salı


Zaman yönetimi, herhangi bir eğitim döneminde öğretilmeyen, kişilerin kendi kendilerine öğrendikleri önemli bir beceridir. Zaman sabit gözüksede (1 gün = 24 saat)  bu yeteneği olan kişiler, olmayan kişilere oranla daha fazla zamana sahiptir.  Yazılım geliştirmek elbette heyecan vericidir, kodlamaya başladığımızda kendimizi kaptırır ve zamanın nasıl geçtiğini anlamayız. Zamanımızın neredeyse tamamını çalışarak geçirmek zamanı yönettiğimizi değil, zamanın bizi yönettiğini göstermektedir. Psikolojik, sosyolojik ve diğer ihtiyaçlarımızın karşılanabilmesi için zamana ihtiyacımız vardır.
Bu yazımızda yaşamımızı daha kaliteli ve başarılı hale getirecek zaman yönetim ilkelerinden bahsedeceğiz.

Uzun ve kısa vadeli hedeflerinizi belirleyin

Daha iyi bir yaşam için; öncelikle sizin için neyin “en iyi” olduğunu bilmelisiniz. Gelecek hafta, gelecek dörtte birlik dilim, gelecek 20 yılda kendinizi nerede görmek istiyorsunuz? Bu soruları yanıtlayarak yaşamınızdan ne istediğiniz karar vermelisiniz.

Tembel bir şekilde plan yapmayın

Napolyon’un “Sadece düzgün planlanmış şeyler istenen sonucu üretebilir.” sözü aslında planlamanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır. Planlama yaşamınızın hiç bir döneminde göz ardı edilmemelidir, bu sebeple planlama için zamana yatırım yapılmalıdır. “ Bazen oturup düşünürüm ve bazen sadece otururum” olgusu zamanınızın büyük bir kısmını kaybetmenize sebep olur. Kendinizi düşünceye dalmış şekilde buluyorsanız, kafanızı dağıtmak için başka bir işe geçin, camdan dışarıya bakın yada gözlerinizi dinlendirin. Planlama yaparken gerçekçi olun ve planlarınızı sürekli güncelleyin. Planlarımı yaparken zamanı bankaya yatırdığınız para olarak düşünebilirsiniz. Eğer planınız gerçeklikten uzak olursa bu paranın sürekli azaldığını varsayın. Planlama yaparken bu örneği düşünürseniz, planlarınızın ne kadar başarılı olacağını göreceksiniz.

Plan yapamıyorsanız, işleri takip edin

Plan yapmadığınız takdirde, sonra olacaklara üzülmemeniz gerekir. Bir kağıt, excel sayfası yada herhangi bir görev yönetim yazılımı üzerine yapılacak işlerinizi yazın ve bir saatlik dilimlerle bu yazdıklarınızı güncelleyin(Gün sonunda değil !!!). Bu şekilde sizin işinizi yarıda kesen yada tekrarlayan işleri görebilirsiniz. İşlerinizi kayıt altına alarak sonraki işlerde işinizi aksatan durumları planlayabilirsiniz.Oluşturduğunuz listeye bakın ve yapmanızı gerektirmeyen, başka bir kişinin daha etkili ve hızlı yapabileceği eylemleri vb. işleri bulmaya çalışın.

Tüm işlerinizi yapılacak işler listesinde toplayın

Bazen işimizin olmadığını düşünürüz, daha sonra çok acil yetiştirmemiz gereken iş(ler)imiz  olduğu aklımıza gelir( yada yöneticilerimiz tarafından hatırlatılır). Bu zor durumlar ile karşılaşmamak adına gelen tüm işlerimizi yapılacak işler listesinde toplamak gerekmektedir. İş listesindeki her madde için termin süresi belirleyin, bu yöntem son dakikada akla gelen işlerin stresini ortadan kaldırmanıza yardımcı olacaktır. Dolayısıyla son anda iki ayağınızın bir pabuca girmesini önlemiş olursunuz J

Öncelikleri Belirleyin

Drucker Dictum  “İş yapmak doğru iş yapmaktan önemli değildir.” demiş.  Yazılım geliştirmede uzun zaman harcanarak yapılan işler bazen müşterileriniz için eksik yada  işe yaramaz gözükebilir.  Yazılım veya web geliştirmede  yapılacak işlerin önceliği için aşağıdaki bir kaç ipucu size yardımcı olacaktır;
1.    Öncelikle işlerin sırasını müşteri yada yöneticinize sormalısınız. 
2.    Yapacağınız işe bağlı başka işler var ise bu işe öncelik vermelisiniz.
3.    Öncelikleri aynı olan işlerde zor olan işe öncelik veriniz.

İşlerinizi Delege Edin

Çevrenizdeki insanlara işinizin bir kısmını devretmekten çekinmeyin. Sadece hedefleri verin, işin sorumluluğunu devretmeyin. Yapılacak işi net bir şekilde tanımlayın. Aşağıdaki kurallar yapılacak işin devredilip devredilmeyeceğinin belirlenmesinde kullanılabilir:
  • Devredeceğiniz kişi, bu işi sizden daha iyi ve hızlı mı yapacak? Evet ise, şüphesiz işi devredin.
  • Önemli yada acil bir işi yapmanız gerekiyorsa, sıradaki işi başka bir kişiye devredebiliyor musunuz? Evet ise, işi devredin.
  • Siz ofis dışında iken,  size ihtiyaç duyulmadan işi yapacak başka bir eleman var mı? Evet ise, işi devredin.
  • Üzerinizdeki işi yöneticinize yada patronunuza da devredebilirsiniz. Elbette burada  önemli olan görevi suistimal etmemenizdir.

Çoklu proje ortamında, tüm takım elemanları eşit olarak çalışamayabilir. Kimisi daha çok iş yaparken kimisi daha az iş yaparlar. Goldrat’ın sınırlama teorisine göre, ekibin en  yavaş elemanı işini tamamlamadan proje tamamlanmış sayılmaz. Tüm devir işlemleri ekip üyeleri arasında yapılmalıdır. Bu işlem sadece dürüst ve iletişimi olan ekipler içerisinde etkili olacaktır. Örneğin Scrum ekipleri.

Mükemmel iyiden daha iyi değildir

Kod yazarken, örneğin, işi zamanında bitirmek herkes için en uygun çözümü bulma endişesinden daha önemlidir. Gereken işi  tamamladıktan sonra  yapılan işe daha çok özellik ekleyebilirsiniz. Öncelikle elinizden gelenin en iyisini ve doğrusunu yapmak önemlidir. Kodlama standartı ve kod kalitesinden vazgeçmemeniz gerekir. Gelişigüzel  yazılan kodlar sonradan  daha fazla problem ve daha fazla zaman kaybına neden olacaktır. Birim testleri kullanmak, daha kaliteli kod geliştirmenizi ve yazdığınız koda daha fazla güvenmenizi sağlacaktır.   Zor işleri küçük parçalara ayırınİnsanlar genellikle zor işleri hep en sona bırakmayı düşünürler.  Elinizdeki işleri küçük yönetilebilir parçalara ayırarak tamamladığınız takdirde, aslında zor gözüken işlerin ne kadar çabuk ve kolay tamamlandığını göreceksiniz. Burada “Nasıl test ederim” düşüncesi parçalara ayırmada ve işin tamamlanmasında size yardımcı olacaktır.

Zamanınızı boşa harcattıran sebepleri tanımlayın

Genellikle çevremizdeki kişiler ile birebir, telefon, eposta yada mesajlaşarak  iletişim halinde olabiliriz.  Bu tür iletişimler işinizin bölünmesine, konsantrasyonunuzu kaybetmenize sebep olacaktır. 6-9 dakikalık bir görüşme sonrasında tekrar işe dönmeniz için ekstra 4-5 dakika gerekecektir.  Toplamda bir görüşme için 12 dakika harcadığınızı düşünürsek 5 görüşme size gün içerisinde 1 saatinizi kaybetmenize sebep olacaktır. Elbette görüşmeleriniz olacaktır. Önemli olan bu süreleri daha kısa tutmak gerektiğidir. Örneğin eşiniz  yada sevgiliniz aradığında telefonu açmazsanız, bu sizin için hoş bir durum olmayabilir J Bu şekilde harcanan zamanlarınızı nasıl azaltmanız gerektiğini düşünmelisiniz. Tüm resmi görerek zamanınızı nasıl kullanmanız gerektiğine karar verebilirsiniz. Emin olun ki patronunuz yada yöneticiniz sizin için  zaman kaybettirici değildir.

Planınızda rahatlamak ve dinlenmek için  de yer ayırın

Oxford üniversitesinde insan metobolizması profesörü Keith Frayn TV Plus kanalındaki bir konuşmasında “ Normal bir kişi su ve yiyecek olmadan 60 gün hayatta kalabilir” demiştir. Fakat uykusuzluğa bu kadar süre dayanmak mümkün değildir. 1964 senedinde, Randy Gardner isimli 17 yaşındaki bir lise öğrencisi 264 saat(yaklaşık 11 gün) uyanık kalarak  Guiness rekorlar kitabına girmiştir.

Yorgun olduğunuz zamanlarda kendinizden yüksek verim beklememelisiniz. Uyku beynimizi şarj ederek daha net düşünmemizi sağlar. Günlük planlarınızı yaparken uykudan tasarruf etmemelisiniz.   
Yazılım geliştiriciler, bir gününü  8 saat bilgisayar başında oturarak geçirirler. Bu durum vücudumuzda duygusal ve fiziksel hasarlara yol açar. En önemli organımız hepimizin bildiği üzere gözlerimizdir. Uzun süre ekrana bakmak gözlerimizin bozulmasına sebep olacaktır. Bu durumun gözlerdeki zararlı etkisini azaltmak için bir çok göz egzersiz tekniği bulunmaktadır.  Google da “göz egzersizleri” yada “training eyes” yazdığınızda sizin için uygun egzersizleri bulacaksınız. Bu egzersileri günlük olarak planlayabilirsiniz. Benim en çok kullandığım teknik ise arada suni göz yaşı damlası kullanmak yada ıslak bir pamuk ile gözlerimi silmek.  Arada esnemek te gözlerinizin sulanmasına ve vücudunuza oksijen girmesiniz sağlayacaktır.

Meslektaşlarınıza yada arkadaşlarınıza soru sormaktan çekinmeyin

Hemen hemen her IT projesi  çeşitli riskler taşır. Bu riskler proje başlangıcında farkedilebileceği gibi daha sonradan da ortaya çıkabilir. Yazılım geliştircilerin bu riskleri çözmesi gerekir. Bazı riskler çabuk çözülürken bazıları günler hatta haftalar alabilir. Harcanan zamanı önlemek adına iş arkadaşlarınızın tavsiyesini alabilirsiniz. Bazı durumlarda işinize o kadar gömülürsünüz ki problemin kolay bir şekilde çözülebileceği aklınıza gelmez. Çıkış yolu bulamadığınızda bir arkadaşınıza danışmanız size zaman kazandırabilir.

Kendinizi ödüllendirin

Hepimiz tamamladığımız iş için ödül yada övgü bekleriz. Ödül eksikliği çalışma isteğimizi, motivasyonumuzu düşürür. Neden kendimiz için birşeyler yapmaktansa başkaları için çalışmayı tercih ederiz?  Uğraştığımız işin tamamını yada herhangi bir bölümünü tamamladıktan sonra kendinizi ödüllendireceğinize söz verin. Örneğin ; işinizi tamamladıktan sonra istediğiniz bir filmi seyredebilirsiniz.

Sonuç

Makalemizde belirttiğimiz zaman yönetimi ile ilgili ipuçları düzene giren yaşamınızın başlangıç noktası olacaktır. Bu ipuçları size başarılı kariyer, düzenli yaşam, sağlık ve mutluluk sağlayacaktır.

Referans :

Neslihan ÇALIŞKANEL

Bulut Bilişim Kasırgasına Tutulamayanlara Ön Bilgi

13 Ekim 2011 Perşembe

 
Gelecekte teknoloji alanında olabilecek eğilimleri öngörüp ona göre bir şeyler yapmak neredeyse imkânsız çünkü destek olabilecek finansal yatırımcıların bulunması, bulunsa bile ikna edilmesi çok zordur. “Teknolojiye yatırım yapmak risk gerektirir.” cümlesine en güzel örnek olarak online alışveriş verilebilir. Çok değil sadece 10 yıl öncesine bakılırsa online alışveriş yapmak son derece gereksiz ve güvensiz görülüyordu ve bu teknolojiye yatırım yapmak akıllıca bir iş değildi. Şimdi ise tam tersine zamandan tasarruf etme, dünyanın dört bir yanından siparişler verebilme ve yüksek güvenlikli alışveriş olanakları ile güven sorunu olmadan, düzenlenen değiştirme ya da geri iade politikaları ile müşteri memnuniyetinin en üst düzeyde tutulduğu online alışveriş hızla yükselen bir eğilime sahip.

image
Bilgi çağında bulunduğumuz günümüzün en büyük ve en önemli teknolojik gelişmesinin bulut bilişim olduğu ya da olacağı ünlemlerle belirtiliyor. Önceden internetten alışveriş ile ilgili nasıl önyargılar olduysa şuanda da bulut bilişim ile ilgili önyargıların olması gayet normal karşılanmalı. Kısaca bulut bilişim nedir diye düşünürsek, işletmelerin servis-donanım-personel gibi yatırım maliyetlerini ortadan kaldırarak bütün verilerini “Bulut” ortamında birleştirerek istenilen verilerden herhangi birine internet bağlantısı olan her yerden erişilebilmesi tanımını yapabiliriz.
 


İnanılması güç bir şekilde nihayet bulut bilişimin ne anlama geldiği, *aaS bu ya da *aaS şu anlama gelir sunumlarının tekrarlanan versiyonları hemen hemen son buldu. Bu iyi bir haberdi. :)
Kötü haber ise artan bulut bilişim seçeneklerinin hangisinin tercih edilmesi gerektiği konusunda net bilgilere ve tecrübelere sahip olunamaması. Oyunun kurallarında hiçbir değişiklik olmamasına rağmen şirketler neden daha güçlü envanterlerle oyuna dâhil olmasınlar değil mi? Bu sebepten öncelikle temel bir envanter listesi ele almak gerekiyor.
image

Capture2

Bu liste bulut bilişim kavramını karmaşıklaştırmaya sebebiyet veren tek etken değil maalesef. Karmaşıklığa düşülen ilk nokta genellikle bulut bilişim sağlayıcısının seçiminde, ticari ürünlerin özeliklerine -altyapının işleyiş biçimi, bulutlar arasından uygulamaların taşınabilirliği, açık kaynak kodlu olup olmaması, yazılımın kapasitesi vs.- karar verme anında başlıyor.

image
Karar verme karışıklığını en aza indirgemek ve geleceğin en önemli teknolojik gelişmesi olarak görülen bulut bilişimden maksimum fayda sağlamak adına şirket çalışanlarının bulut bilişim ile ilgili kendilerini geliştirmelerine olanak verilmesiyle ve olabilecek kökten değişimlere açık olmaları teşviki ile sağlanabilir.
 



En çok gündeme gelip tartışılan bulut bilişim tabanlı bir kuruluşun hayati önem taşıyan şirket verilerinin tam olarak nerede tutulduğu, başka amaçlar için kullanılıp kullanılmadığı. Bulut tabanlı bir kuruluşun, bulut bilişim sağlayıcısına güvenmesi ve bağımlı olması gerekiyor. Sonuç olarak şirket verilerinde ki kontrol kaybı ve verilerin kaybolabilme ihtimalleri ile bütün yatırımın tehlikeye girmesinin düşünülmesi soru işaretlerin artmasına sebep olmakta.


image

Bulut bilişim hizmetinin kullanılmasının illaki tasarruf anlamına gelmediğine de ayrıca dikkat edilmeli. Özel bir bulut bilişim hizmeti kullanılırken genel olarak tüm hizmetleri kapsayan aylık bir ücret ödemesi yapılır. Eğer şirket büyük bir IT departmanına ve ürünlerine sahip ise, bakım-maliyet gibi yüksek ücretler ödemek yerine verilerini bulut bilişime aktararak tasarruf etme yoluna gidebilir.

Sonuç olarak bulut bilişim ile önemli bir değişimin daha başındayken, şuanda bile işletmelerin nasıl etkilendiği fark ediliyor. Bulut bilişimin getirdiği değişimlere ayak uydurmayı başaran işletmeler önümüzdeki 20 yıl içerisinde kazananlar takımında yükselirken diğer işletmelerin de kendilerini kaybedenler takımında bulması kaçınılmaz olacaktır.


image
 
Capture3
 


Kaynaklar:
Çiğdem TANKER
Eğitim ve Dokümantasyon Uzmanı

Teknoloji Şirketlerinin Birbirlerini Satın Alma Stratejileri

11 Eylül 2011 Pazar

Teknoloji şirketi satışlarını ve satın almalarını son dönemde sıkça flaş haber olarak duymaya başladık. Görüşmeler başlıyor, borsaya duyuruluyor, pazarlıklar 4-5 ay devam ediyor ve sonunda bomba patlıyor, bize de twitlemek düşüyor. :) Peki neden bir şirket diğerini satın alıyor? Bunun için bir veya birden fazla neden mümkün, gelin bir göz atalım;

Marketi kontrol altına almak için:

Örneğin, Online müzayede evi olan eBay’in, Online telefonculuk/iletişim şirketi olan ve tek kuruş geliri olmayan Skype’yi 2005 yılında 2 milyar dolara ($) satın alma sebebi ne olabilir? Bu sorunun cevabı Skype’nin ileride tek başına kazanacağı parayı eBay’in kazanma isteği olamaz, çünkü bu durumu analiz edip tahminleyecek bir Skype geliri ortada yok. eBay’in satın almasının tek nedeni Online Telefonculuk sektörünü kontrol altına almak istemesidir. Hepimiz biliyoruz ki kontrol paraya eşittir... Yine benzer nedenlerden Salesforce.com 212 milyon dolara ($) Heroku’yu satın almıştır.


Rekabeti ortadan kaldırmak için:

Örneğin, 2011 Şubat ayında UberMedia’nın TweetDeck’i 30 milyon dolara satın alınacağına dair çok güçlü duyumlar alınıyordu. Gerçekleşmeyen bu satın almanın Twitter açısından tehlikeli yanı Twitter’ın üçüncü parti uygulamalarını geliştirerek büyüyen, kendi kitlesini oluşturan ve kendi reklamlarını alarak gelir elde eden UberMedia’nın daha da büyüyerek Twitter için ciddi bir rakip haline gelecek olmasıydı. Eğer UberMedia TweetDeck’i satın almış olsaydı Twitter kitlesinin yüzde 20′sine sahip olacaktı. Twitter bu satın almayla beraber yüzde 11′lik TweetDeck kitlesini ele geçirdi ve hem kendi gücünü arttırdı hem de UberMedia’nın daha da güçlenmesine engel oldu.

Kilit çalışanları işe almak için:

Google, başlangıç aşamasında olan 2-3 kişilik şirketleri milyon dolarlara satın almasıyla ünlenmiştir. Bu şirketlerin yaratıcı fikirleri varsa, teknolojileri etkileyici ise, Google kültürüne ve girişimcilik ruhuna uygunsalar, bu çalışanları büyük bir firmada çalışmaya ikna etmenin tek yolu başlangıç aşamasındaki emeklerini satın alarak onları onore etmektir.

Yeni bir ürün yaratmak için:

Eğer büyük bir firmanın yaratmak istediği yeni ürüne küçük bir firma sahipse, büyük firmanın tercihi o ürünü sil baştan yaratmak yerine, o ürünü yaratan şirketi (veya ürünü) satın almak olacaktır/olmalıdır. Büyük firmanın maliyetleri de büyüktür, kıyaslandığında hemen her şey pahalıdır. Yeni ürün için yeni bir ürün yöneticisine, yeni bir proje yöneticisine, yeni bir yazılım ekibine, yeni testçilere, dokümantasyona, satış ve destek ekibi eğitimine ihtiyaç olacaktır. Ürünün ve/veya ekibin satın alınması, çok daha hızlı satışa geçmeyi mümkün kılacaktır. Aksi halde bu ürünün çıkışı 12-18 ayı bulabilir.

Diğer yandan da küçük firmanın geliştirdiği ürünün teknolojisi, kullanım standartları, kullanıcı alışkanlıkları, altyapısı vs. büyük firmaya uygun olmayabilir. Bu durumda büyük firma şu kararı vermelidir; Sıfırdan bu ürünü yaratmak mı, yoksa mevcut ürünü satın alıp onu şirket standartlarında yeniden paketlemek mi?

Google’ın Motorola Mobility’nin%63’lük hissesini 12 milyar dolara ($) satın alması bu kategoride değerlendirilebilir. Başta Apple, Microsoft ve Oracle olmak üzere birçok şirket, Google ve Google’ın lider mobil platformu Android’in üreticilerine patent ihlali davaları açarak Google’ın mobil patentlerinin eksikliğinden yararlanarak hem gelişen Android’den kar sağlamak hem de gelişmeyi durdurmak istediler. Bir süredir bu durum karşısında kayıtsız kalmasından dolayı eleştirilen Google, Motorola’yı ve dolayısıyla binlerce patentini satın alarak çok önemli bir adım atmış oldu.

Kaynaklar
Deniz KILINÇ

Mutlaka Okumalısın

Popüler Yayınlar

Sponsor Ol

Son Yorumlar

 
Sponsor Linkleri : Link Ekle | Link Ekle | Link Ekle
Copyright © 2013. Rip Oyun İndir - All Rights Reserved
Hazırlayan Sıkıştırılmış Oyun İndir Ripli Oyun İndir Güncel Blog
Proudly powered by Blogger