Son Yazılar
Yükleniyor...
Son Yazılar Güncel Blog Güncel Paylaşım..

Maddenin 3 Hali - Ankara, İstanbul, İzmir

13 Aralık 2011 Salı

Bir kimya yazısı gibi algılanmadan belirtmek isterim ki bu üç farklı şehrin çalışma hayatı ve çalışma modellerine bakış açısını anlatmak üzere yazılmıştır.
Nerden çıktı bu tanımlama diyecek olursanız bir araştırma için Google üstattan destek istediğimde karşıma ilgisizde olsa maddenin halleri çıktı. İlkokul yıllarına gitmek için tekrardan okuduğumda anladım ki sanki bana Ankara, İstanbul ve İzmir’in çalışma hayatına bakışlarını betimliyordu.

maddenin halleri
Maddenin katı hali, hepimizin okullarda öğrendiği temel bilgilerle de ifade edildiği gibi “bir şekle ve hacme sahip, kendisini oluşturan atom ve moleküllerin birbirine çok yakın olduğu düzendedir. Aralarındaki boşlukların çok az olduğu genel bir düzenlilik içeren yapıdadır.”cümlesi paylaşılmıştı. Ankara gibi bürokrasi ağırlıklı, kuralları kesin çizgiler ile belirlenmiş, “memur şehri” ile tanımlanan bir yeri maddenin “katı” olma durumunu kullanmak çok da yanlış olmayacaktı.
Özellikle düzenlilik içeren yapısı, sakinliği ve mütevaziliği en belirgin özelliği olan şehrin, kuralları belirlenmiş, tüm uygulamaların yazılı standartları olan ve bu standartlar dışına çıkmanın yanlış olarak yorumlandığı, hareket kabiliyetinin sınırlı olduğu bir çalışma hayatına ilişkin bir tarzı var. Çalışma saati, ortamı, görev ve sorumluluklarının herzaman yazılı olarak tanımlandığı ve kemikleştiği bir ortam vardır başkentte ve bunda elbette ki memur kenti olmanın etkisi büyüktür. Esneklik ancak uzun zamanlı adapte olunabilen bir kavramdır iş hayatında, devlet dairelerinin ağır işleyen temel zihniyeti oturmuş neredeyse şehre, şirketlere ve çalışanlara. Kalite ve standartlar vazgeçilmezleri ve her işin altından bu özellikleri sayesinde başarı ile kalkabiliyorlar. Özellikle yazılım ve savunma sanayi sektörünün önemli bir yer ettiği başkentimizde aslında bu özellikler tamda olması gerektiği gibi sıfır hata ve yüksek kaliteli üretim ve hizmet ile sonuçlanıyor. 2010 yılında yapılan bir araştırma sonucunda iller arası rekabetçilik endeksinde ikinci sırada Ankara yer alıyor. Beşeri sermaye ve yaşam kalitesinde ise birinci sırayı kimseyi kaptırmamış olması yukarıdaki kavramları destekler değerler oluyor.

ankara
“Maddenin sıvı hâli, belirli bir şekle sahip değildir. Sıvılar akışkan olduklarından bulundukları kabın şeklini alır. Sıvı hâlde atom veya moleküller katılardan daha düzensiz olup tanecikler arası boşlukları katılardan daha fazladır.” Şeklindeki tanımlama ise Sanki İstanbul iş hayatını anlatıyordu. Kararların ağırlıklı olarak yemeklerde alındığı, erken kalkanın müşteri kazandığı, rekabetin güçlü, insan ilişkilerinin ağırlıklı maddiyata dayalı ilerlediği bir yapı. Bir yandan esnek gibi görünürken bazı kurallarda oldukça katı bir yapısı var ve şehrin belirli bir şekli yok, akışkan olduğundan çoğu zaman kişiler ve ilişkiler bulundukları kabın şeklini alıp ona göre davranıyorlar. Hakkını vermek lazım ki her uygulamanın öncüsü olma, yenilikleri takip etme ve Avrupa standartlarında çalışma prensiplerine sahip. Bütün büyük fuarlar, organizasyonlar bu şehirde yapılıyor ve şehir bunu kaldırabiliyor. Çalışanların büyük kısmı plaza insanı, her zaman şık, bakımlı, sağlığına dikkat ediyor ve hızlı yaşıyor. Ülke sınırları içinde hızlı balığın yavaş balığı en kolay yediği şehir. Hız, yenilikçilik, yaratıcılık ve girişimcilik her zaman yükselen iş hayatının değerlerinden biri olarak gözümüze çarpıyor. Yönetim bilimleri, kurumsal eğitimler, İnsan kaynaklarının yükselen değerlerinin ülkedeki ilk uygulayıcıları ve çığır açanları olma durumundalar. Beşeri ilişkiler anlamında bakıldığında ise çoğu zaman iş odaklı ilerliyor. Yoğunluk, trafik, hız, yetişme telaşı çoğu zaman insanları tetikte yaşamalarına sebep olurken arkadaşlık ilişkilerini daha sanal yapıyor. Çoğu insanın emeklilik hayalinde ise bu tempo ve yorgunluklar kaçma hissi uyandırıyor ve Ege ya da Akdeniz’de bir sahil kasabasında yerleşmeyi planlamalarına sebep oluyor. İller arası rekabetçilik endeksinde birinciliği kimseye kaptırmayan yedi tepeli şehir, yaşamak için zor gezmek için ise büyük bir cevher!

istanbul

“Gazlar maddenin en düzensiz halidir, atom veya molekülleri arasında boşlukların çok olduğu durumdur” Yani İzmir’dir. Rahatlığına düşkün, iş hayatında bile çoğu ilişkinin dostluk üzerine kurulduğu, toplantılara çoğu zaman gülümsemelerin eşlik ettiği, neredeyse hiçbir toplantının zamanında başlayamadığı, standartları sevemeyen, sıkıntıya gelemeyen şehir. Özellikle yaz aylarında pek çok çalışanın ilk hedefinin mesai sonrası Kordon’da dostlarıyla sohbet edip haftasonu yazlık planlarını yaptıkları şehir. İzmir’e özel bir gönül bağı yoksa çok özel insan kaynağını İstanbul’a kaptıran, çoğu zaman elindekiyle yetinip daha fazlası için çabalamayı sevmeyen bir yapısı var şehirin. Büyük işletme olarak saymayı planladığında iki elin parmaklarının yettiği, sanayisinin çoğunu KOBİ ölçekli firmaların oluşturduğu, ihracat yapabilmek için Kalite belgelerine sahip ama onları uygulama konusunda çoğu zaman sıkılgan bir tavır sergileyen yapıda. Esnek olmak, standartları rahatlıkla değiştirebilir olmak hem çalışanların hem de patronların beklentisidir.Herhalde “Dün dündür bugün bugün!” lafının en çok kullanıldığı, bireysel ilişkiler ve arkadaşlıklar odaklı şehir. Üç büyük şehirin içinde yer almasına rağmen herkesin ortak bir arkadaşlık, dostluk ilişkisiyle tanışıklarının yoğun olduğu yapısı birçok kapıyı daha rahat açmaya çalışıyor. İnsanlar mesaileri bittiklerinde mesleklerini iş yerlerinde bırakıp kişilikleri ile yer alıyorlar yaşantılarında. Planlar çoğu zaman ertelenebiliyor, bütçeler kolaylıkla revize edilebiliyor. Bir çok aile şirketinin başında sınırlı bir kaynağı yöneten iyi eğitimli patronlar yer alıyor.

izmir

Çoğu zaman ülke gerçeği itibariyle bu üç şehrin ahenk içerisinde çalışmasını beklerken bu farkları gözden kaçırmadan ortak çalışma platformu oluşturabilmek biz İK.cıların en önemli görevi olmalı…

Fatoş ŞERİFAKİ | İnsan Kaynakları Yöneticisi

Y Kuşağı, Yeni Nesil Yeni Beklentiler

22 Eylül 2011 Perşembe

İnsan kaynağının üretim faktörü ve maliyet kaynağı olarak görüldüğü anlayış artık çok uzaklarda kaldı. Yeni dünya düzeninde çalışan kalite, müşteri duyarlılığı ve kurumsal etkinlik ve verimlilik için en önemli faktör ve gelir kaynağı olarak işletmelerde fark yaratan değer.

1980-2000 yılları arasında doğup, çok kanallı televizyonlar ve internet ile global dünyada büyümüş, teknoloji dostu Y kuşağı, artık iş hayatının tam ortasında hem çalışan hem de yönetici olarak görev alıyor. TÜİK verilerine göre Türkiye’de yaşayan 73.722.988 kişinin % 35’i bu kuşağa ait. İş hayatında onları doğru anlamak, onların beklenti ve görüşlerini yönetim modellerine dahil edebilmek bireysel ve şirket performanslarına önemli katma değer sağlıyor.
UNIVERA_NEW_SOCIAL



Yapılan araştırma ve gözlemler sonucu oluşan bu kuşakla ilgili öne çıkan ve yönetim modellerine dahil edilmesi gereken temel bilgiler şöyle sıralamak mümkün;

  • İş ve özel yaşam dengesini kurabilecekleri bir çalışma hayatı istiyorlar.
  • Genel olarak hayattan maddi ve manevi beklentileri yüksek, kolay tatmin olmuyorlar.
  • Teknoloji ve mobil hayat vazgeçilmezleri.
  • Sosyallik ve arkadaşlık çok önemli.
  • Sosyal Medya’yı çok aktif şekilde kullanıyorlar.
  • Yüksek otorite karşısında çok rahatsız oluyorlar.
  • Yeni yerler görmeyi daha çok seviyorlar.
  • Kendilerini dünya vatandaşı olarak görüyorlar ve iş hayatından uluslararası tecrübeler bekliyor.

Çalışma hayatında ise Y Kuşağı için öncelikli ve değerli kavramlar aşağıdaki gibi;

  • Esnek Çalışma
  • Hedefler ile yönetim
  • Anlamlı bir iş yaptığını hissetme
  • Öğrenme ve gelişime açık yönetim anlayışı,
  • Hem yatay hem de dikey hareket alanı
  • Farklı öğrenme ve gelişim aktivitelerinin içerisinde yer alabilme
  • Kolaylıkla teknolojiye ulaşabilme
  • Sadece maaş değil aynı zamanda güçlü sosyal imkanlar
  • Sosyal sorumluluk projelerine destek veren ve marka olmuş firma
  • Mobil hayatı ve web uyglamalarını iş hayatında etkin olarak kullanabilme
UNIVERA_Y_SOCIAL

Y Kuşağı çalışanları yöneticilerinden ise müdür değil koç olmasını istiyorlar ve onlara şu mesajları iletiyorlar;

  • Hedef ve sorumluluklarımı ver ve beni özgür bırak
  • İşimi yaparken ne yapacağımı değil neden yapacağımı paylaş, bana görevi ver beni izleme
  • Bir yöneticiden çok koça ihtiyacım var, beni geliştiren ve gelişimimi için yardım eli uzatan bir lidere ihtiyacım var beni destekle
  • Yöneticime teknolojik imkanları da kullanarak kolaylıkla ulaşabilmeliyim
  • Açık ve samimi iletişim kurmalıyız.
  • Emeğimi takdir et ve beni bire bir düzenli, anında ve yapıcı geri bildirimle besle

Günümüz iş hayatında ise Y Kuşağını motive etmek ve performanslarını maksimize etmek için ise;

  • Ekip çalışması ile proje bazlı çalışma imkanları sağlanmalı
  • Karar alma süreçlerine dahil edilmeli
  • Mümkün olduğunca hiyerarşi azaltılmalı
  • Esnek, samimi ve doğal bir yönetim stili belirlenmeli
  • Yaratıcılık ve yenilikçi fikirler teşvik edilmeli, ödüllendirilmeli
  • Firmaların sosyal medyayı etkin olarak kullanması ve marka yaratmaya öncelik vermesi
  • Sosyal sorumluluk projeleri desteklenmeli
  • “Gelişim” en önemli kelime, kariyerlerini net olarak haritalar ile paylaşmak ve orta vadede uluslararası iş fırsatlarının içerisinde olmalı
  • İş hayatında etik ve adalet çok önemli bu konularda kendilerini güvende hissetmeliler.

Diğer taraftan Y Kuşağı çalışanlarının en çok şikayetçi oldukları konular, dikkatlerini toplamakta zorlanmaları, çabuk dağılmaları ve zamanlarını iyi yönetememeleri olarak karşımıza çıkabiliyor. Çalışanlar hızlı sonuç görmek istedikleri için kimi zaman eleştirel düşünmeden, yani sonuçları hesaplamadan harekete geçebiliyorlar. Ne olursa olsun keyifli, güçlü arkadaşlık ilişkileri ve iş-sosyal yaşamını dengeleyecek bir çalışma ortamı ile gelişimleri ve kariyerleri desteklenen Y kuşağı çalışanları şirketler için başarının anahtarı…

Fatoş ŞERİFAKİ, Deniz KILINÇ

Mutlaka Okumalısın

Popüler Yayınlar

Sponsor Ol

Son Yorumlar

 
Sponsor Linkleri : Link Ekle | Link Ekle | Link Ekle
Copyright © 2013. Rip Oyun İndir - All Rights Reserved
Hazırlayan Sıkıştırılmış Oyun İndir Ripli Oyun İndir Güncel Blog
Proudly powered by Blogger